fbpx

TÜP MİDE

Obezite Cerrahisi, son zamanlarda adını sıklıkla duyduğumuz etkili  obezite cerrihisi yöntemlerinin tamamını kapsayan bir cerrahi tedavi şeklidir. Günümüzde, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en sık uygulanan obezite cerrahisi çeşidi ise kısaca “TÜP MİDE” olarak adlandırılan Sleeve Gastrektomi ameliyatıdır. Bu yazımızda ana hatları ile Tüp Mide ameliyatını sizlerle birlikte her yönüyle açığa kavuşturacağız.

Mide kelepçesi ameliyatında olduğu gibi, batın içerisine yabancı bir cisim yerleştirilmesi söz konusu değildir. Amaç bir seferde yenebilecek gıda miktarını azaltmaktır, ancak sindirim sisteminin doğal akışına emilimi azaltacak şekilde herhangi bir müdahale yapılmamaktadır.

Tüp mide ameliyatı teknik olarak midenin depo görevi gören geniş kısmının çıkarılması işlemidir. Böylece normalde 1.5-2 lt hacmi olan mide aslında 30-150 ml hacminde, ince bir tüpe dönüştürülmesinden ibarettir.

Tüp mide ameliyatı veya daha bilinen adıyla mide küçültme ameliyatı, günümüzde obezite cerrahisinin en çok uygulanan ameliyatıdır. Bunun nedeni ameliyatın teknik olarak nispeten basit olması, kısıtlayıcı etkisinin yanısıra metabolik etkisinin de bulunmasıdır.

Tüp Mide ameliyatı bir “Mide Küçültme” ameliyatıdır. Bu ameliyat tamamen kapalı olarak yani karında büyük kesiler yapılmadan, video kamera kaydı altında özel yöntemler yardımıyla uygulanır. Bir zamanlar gastrik bypass ameliyatının altın standart kabul edildiği ABD’de bile, 2011’lerin sonunda % 24 olan sleeve gastrektomi oranı günümüzde % 60’ı geçmiştir. Bu süreçte gastrik bypass % 62’den % 37’ye, mide bandı ise % 7.5’den % 0.8’e düşmüştür. Temel de yapılan ise, ortalama 1000 cc civarında olan midenin hacminin, yaklaşık 100 cc boyuta küçültülmesinden ibarettir.

Tüp mide ameliyatının başlıca avantajları sindirim sisteminin doğal akışını değiştirmemesi, böylece daha az vitamin ve mineral eksikliğine yol açması, Dumping sendromunun görülmemesi, mide bandına göre çok daha az reflüye yol açması ve vücuda yabancı bir cisim yerleştirilmemesi iken; en önemli dezavantajları ise relatif olarak uzun bir stapler, yani kesi hattı içerdiğinden stapler hattından kanama ve kaçak riski ile, bandın aksine geri dönüşsüz bir metod olmasıdır.

Tekniğe uygun yapılan tüp mide ameliyatlarından sonra, hastanın da beslenme kurallarına uyumu iyiyse bulantı, kusma, ağrı gibi yakınmalar son derece nadirdir. Açıkçası, sleeve gastrektominin ameliyattan sonra yaşam konforunu etkileyebilecek tek belirgin etkisi reflüdür.

Ameliyattan sonraki ilk 1 yılda neredeyse 5 hastadan biri reflü yaşarken, 3 yıl sonra bu oran % 3’e kadar düşmektedir. Tüp mide ameliyatının geri dönüşsüz olması başta negatif bir durummuş gibi görünmekle birlikte, erken dönemdeki cerrahi risklerin atlatılmasından sonra tüp mide ameliyatının hastanın günlük hayatına etkisi kesinlikle kabul edilebilir düzeylerde olmaktadır.

Soru Sorun

Hastalık ve Tedaviler Hakkında Tüm Sorularınızı Op. Dr. Kemal Hünerli'ye Sorabilirsiniz.

YUKARI